Fazla mesai süreleri ve ücret alacakları 4857 sayılı İş Kanununun 41. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu kanuna göre; ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması nedenleriyle fazla mesai yapılabilmektedir. Fazla mesaiden kastedilen haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. Fakat somut duruma göre haftalık çalışma süreleri farklılık gösterebilmektedir. Bu hallerde haftalık iş süresi belirlenir ve bu sürenin 45 saati aşması durumunda aşan kısım, fazla mesai sayılır. Ancak her halde, günlük iş süresinin ve hatta haftalık iş süresinin aşılması fazla mesai yapıldığının doğrudan bir göstergesi değildir. Denkleştirme esasına göre gün içinde veya hafta başında yapılan fazla mesaiye rağmen takip eden gün veya haftalar içinde işçi daha az çalıştırılarak denkleştirme yapılabilmektedir. Yargıtay da istikrarlı biçimde haftalık 45 saati aşan çalışmaları fazla çalışma olarak kabul etmiş fakat günlük iş süresinin aşılmış olmasını yeterli görmemiştir.
4857 sayılı kanunda Fazla mesai süreleri ve ücret alacakları belirlenmesinde haftalık 45 saati aşmasıyla birlikte 2 aylık süre için denkleştirme esası getirilmiştir. Bu iki aylık denkleştirme süresi, Kanunda öngörülen süre olup, toplu iş sözleşmesi ile bu süre 4 aya kadar çıkarılabilmektedir. Bu zamanın hesaplanmasında dikkate alınacak bir diğer husus ise işçinin izinli ya da raporlu olduğu dönemlerdir. Anılan süreler, fazla mesainin hesaplanmasında dikkate alınmamaktadır. Olağanüstü durumlar ve zorunlu haller haricinde işçinin bu fazla çalışma süreleri için onayının alınması şarttır ( İş Kanunu madde 41/7). Fazla mesai ihtiyacı olan işverence bu onay her yıl başında yazılı olarak alınmaktadır. Alınan bu yazılı onay aynı zamanda işçinin özlük dosyasında da saklanmak zorundadır. Yine İş Kanunu madde 66 da sayılan çalışma süresinden sayılan durumlarda fazla mesainin tespitinde yer almaktadır. Nedir bu haller? Kanun maddesi madde 66’ya göre aşağıdaki süreler işçinin günlük çalışma sürelerinden sayılmaktadır. Bu haller: